Sen giyindigim ak bir mintandın
Öylesine ak mı ak
Ve öylesine bembeyaz
Dünyanın bütün beyazlarından daha beyazdın sen
Bu yüzden aldım sırtıma vurdum seni
Kuşandım bir güzel
Giyindim özenle seni hiç düşünmeden...
Kirletmedim hiç
Kirletemezdim
O sözü yalan çıkarırcasına
Öylesine bir inatla hep beyaz tuttum seni
Giyindigim ilk günkü gibi...
Hiç beyaz bir mintanım olmamıştı benim
Sırtıma giyebilecegim
Yokluktan ve yoksulluktan degil
Korkudan giyemedim
Ne zaman aklıma düşürsen giymek istesem
İçimde korku dağları içimde bir ürkme
Dedimki hep kendime
Beyaz kirlenmesizdir
Varsın herkes beyazdan başlasın kirletmeye
Sen kirletme
Bırak beyaz hep beyaz kalsın..
Bu yüzden
Beyazlarım hep dokunmasızdı benim
Hep en kutsalımdı
Beyaz hep beyaz kalsındı..
Ben beyazlardan sakındım kendimi bu yüzden
Sakındım bir Tanrı buyruğu gibi uydum itaat ettim
Beyazlar temiz ve kirlenmesiz kalsın diye..
Vurdum yüregimi öteki renklere
Bütün öteki renkleri gezindim durdum bu yüzden
Kuşandım her rengi soyundum yeniden
Sırtımda bazen bir mavi
Bazen bir kahverengi
Sırtımda bazen bir siyah yada gri
Öylesine mintan gibi
Giyindim durdum her rengi...
Her renk bir başka güzeldi
Her renk bir başka yakışırdı
Ama bir beyaza özlem yokmu
Bir beyaza hasret
Öylesine bin yıl gibi
Yakıp kavururdu beni
Ama yine de dur derdi yüregim
Sakın ha derdi
Bu yüzden giyinemezdim...
Çünkü bütün beyazlar kirletilmişti
Griydi artık bütün beyazlar....
Beyaz bir umuttu içimde bu yüzden
Beyaz bir tutunma
Hayata ve aşka dair
Beyaz bir sevmeydi
Sevdaydı....
Aradım durdum o bem-beyazı bu yüzden
Dinleyip yüregimin sesini
Aradım durdum
Sordum soruşturdum
O en beyaz nerde... nerde
Hangi uzak iklimde
Hangi uzak ülkede
Hangi göğün altında
O bem-beyaz diye..
Tam umudu kesmişken
Derken sen geldin beyazlar içinde
Öylesine gelinler gibi
Öylesine alımlı ve çalımlı ve öylesine endamlı
Ellerin beyazmı beyazdı
Gözlerin bem-beyazdı
Yüregin en güzel beyaz
Gülüşün anlatılmazdı... anlatılamazdı
Çünkü beyaz demek azdı
Gülüşün bir beyaz gül
Gülüşün bir beyaz tomurcuktu
Gülüşün bir beyaz gül kokusuydu
Öylesine safmı saf
Ve öylesine katışıksız
Anladım en temiz sendin
Beyazların en güzeliydin
Ve hiç kirlenmemiştin
Tepeden tırnağa, baştan aşağı
En güzel beyazdın...
Bir mintan misali giyindim seni
Kuşandım hiç düşünmeden
Yenip yüregimdeki o kirletme korkusunu
Son verip yüregimin ürkekligine
Giyindim bir güzel
Beyaz, bembeyaz bir buluta girmiş gibi
Beyaz bir düş kurmuş gibi
Beyaza çaldım kendimi...
Öylesine yakıştın ki bana...
Beyaz bir mutluluktun...
Beyaz bir sevinç...
Beyaz bir huzur...dun...
Kirletmedim seni
Kirletemezdimde
Hep beyaz kalacaktın bende
Yeminliydim aht etmiştim
Yaşarken en beyazım olacaktın
En beyazım kalacaktın...
Ama bir tutam sakındın beyazını benden
Durup dururken
Bir tutam kararsızlık oldun aniden
Bir tutam gri olmak istedin
Bir tutam mavi
Ve kahverengi
Tutup bir tutam siyah olmak istedin
Bir tutam sarı yada mor
Öylesine karışık ve flu
Öylesine silik ve belirsizliktin...
Elvermedi yüregim, el veremezdi
Çıkardım katladım o mintanı üstümden
Katladım özenle
Ve sakladım o yere
Yüregimin en güzel çekmecesine
Orada hep giyilmesiz
Ve hep beyaz kalsın diye...
Şimdi orada
O en güzel yerdesin
Haberin yok
Orada kalacaksın sen inamasanda
O çekmece bir daha asla açılmayacak bil bunu
Gelsede dünyanın sonu
O çekmece kilitli ve kırılmasızdır artık...
Dünya durdukça
Duracak orada o mintan
Ki o mintan....
Seni sevmektir..
Sevdadır...
Aşk'tır...
Yaşamaktır...
O mintan senden bana armağandır... Bilirsin armağanlar saklanır...
Sakladım seni kendime
Yüreğimin ve tenimin her zerresine
İstersen böl
Parçala beni binlerce
Kozmik parçalarıma
Atomlarıma ayır
Bulamazsın kendini bende
Yeniden sevmedikçe....
Şimdi anladın mı beni...
Ömrümün en beyaz hali...
Ömrümün en beyaz hayali..
Anladınmı ertelenmiş aşkım ve sevdam...
Beyaz düşüm ve kavgam...

Öylesine ak mı ak
Ve öylesine bembeyaz
Dünyanın bütün beyazlarından daha beyazdın sen
Bu yüzden aldım sırtıma vurdum seni
Kuşandım bir güzel
Giyindim özenle seni hiç düşünmeden...
Kirletmedim hiç
Kirletemezdim
O sözü yalan çıkarırcasına
Öylesine bir inatla hep beyaz tuttum seni
Giyindigim ilk günkü gibi...
Hiç beyaz bir mintanım olmamıştı benim
Sırtıma giyebilecegim
Yokluktan ve yoksulluktan degil
Korkudan giyemedim
Ne zaman aklıma düşürsen giymek istesem
İçimde korku dağları içimde bir ürkme
Dedimki hep kendime
Beyaz kirlenmesizdir
Varsın herkes beyazdan başlasın kirletmeye
Sen kirletme
Bırak beyaz hep beyaz kalsın..
Bu yüzden
Beyazlarım hep dokunmasızdı benim
Hep en kutsalımdı
Beyaz hep beyaz kalsındı..
Ben beyazlardan sakındım kendimi bu yüzden
Sakındım bir Tanrı buyruğu gibi uydum itaat ettim
Beyazlar temiz ve kirlenmesiz kalsın diye..
Vurdum yüregimi öteki renklere
Bütün öteki renkleri gezindim durdum bu yüzden
Kuşandım her rengi soyundum yeniden
Sırtımda bazen bir mavi
Bazen bir kahverengi
Sırtımda bazen bir siyah yada gri
Öylesine mintan gibi
Giyindim durdum her rengi...
Her renk bir başka güzeldi
Her renk bir başka yakışırdı
Ama bir beyaza özlem yokmu
Bir beyaza hasret
Öylesine bin yıl gibi
Yakıp kavururdu beni
Ama yine de dur derdi yüregim
Sakın ha derdi
Bu yüzden giyinemezdim...
Çünkü bütün beyazlar kirletilmişti
Griydi artık bütün beyazlar....
Beyaz bir umuttu içimde bu yüzden
Beyaz bir tutunma
Hayata ve aşka dair
Beyaz bir sevmeydi
Sevdaydı....
Aradım durdum o bem-beyazı bu yüzden
Dinleyip yüregimin sesini
Aradım durdum
Sordum soruşturdum
O en beyaz nerde... nerde
Hangi uzak iklimde
Hangi uzak ülkede
Hangi göğün altında
O bem-beyaz diye..
Tam umudu kesmişken
Derken sen geldin beyazlar içinde
Öylesine gelinler gibi
Öylesine alımlı ve çalımlı ve öylesine endamlı
Ellerin beyazmı beyazdı
Gözlerin bem-beyazdı
Yüregin en güzel beyaz
Gülüşün anlatılmazdı... anlatılamazdı
Çünkü beyaz demek azdı
Gülüşün bir beyaz gül
Gülüşün bir beyaz tomurcuktu
Gülüşün bir beyaz gül kokusuydu
Öylesine safmı saf
Ve öylesine katışıksız
Anladım en temiz sendin
Beyazların en güzeliydin
Ve hiç kirlenmemiştin
Tepeden tırnağa, baştan aşağı
En güzel beyazdın...
Bir mintan misali giyindim seni
Kuşandım hiç düşünmeden
Yenip yüregimdeki o kirletme korkusunu
Son verip yüregimin ürkekligine
Giyindim bir güzel
Beyaz, bembeyaz bir buluta girmiş gibi
Beyaz bir düş kurmuş gibi
Beyaza çaldım kendimi...
Öylesine yakıştın ki bana...
Beyaz bir mutluluktun...
Beyaz bir sevinç...
Beyaz bir huzur...dun...
Kirletmedim seni
Kirletemezdimde
Hep beyaz kalacaktın bende
Yeminliydim aht etmiştim
Yaşarken en beyazım olacaktın
En beyazım kalacaktın...
Ama bir tutam sakındın beyazını benden
Durup dururken
Bir tutam kararsızlık oldun aniden
Bir tutam gri olmak istedin
Bir tutam mavi
Ve kahverengi
Tutup bir tutam siyah olmak istedin
Bir tutam sarı yada mor
Öylesine karışık ve flu
Öylesine silik ve belirsizliktin...
Elvermedi yüregim, el veremezdi
Çıkardım katladım o mintanı üstümden
Katladım özenle
Ve sakladım o yere
Yüregimin en güzel çekmecesine
Orada hep giyilmesiz
Ve hep beyaz kalsın diye...
Şimdi orada
O en güzel yerdesin
Haberin yok
Orada kalacaksın sen inamasanda
O çekmece bir daha asla açılmayacak bil bunu
Gelsede dünyanın sonu
O çekmece kilitli ve kırılmasızdır artık...
Dünya durdukça
Duracak orada o mintan
Ki o mintan....
Seni sevmektir..
Sevdadır...
Aşk'tır...
Yaşamaktır...
O mintan senden bana armağandır... Bilirsin armağanlar saklanır...
Sakladım seni kendime
Yüreğimin ve tenimin her zerresine
İstersen böl
Parçala beni binlerce
Kozmik parçalarıma
Atomlarıma ayır
Bulamazsın kendini bende
Yeniden sevmedikçe....
Şimdi anladın mı beni...
Ömrümün en beyaz hali...
Ömrümün en beyaz hayali..
Anladınmı ertelenmiş aşkım ve sevdam...
Beyaz düşüm ve kavgam...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder